Pandemi sürecinde yaşanan tedarik zinciri bozulmaları, kapanmalar ve devlet yardımları global ekonomiyi farklı bir noktaya sürükledi. Ertelenen talep 2022 başlarından itibaren adresini bulmaya başladı ve talebin fazlalığı ile yüksek hammadde fiyatları enflasyonu tetikledi. Enflasyon söylentileri ile beraber bir de öne çekilen talep durumu iyice tavuk – yumurta problemine döndürdü. Merkez bankalarının bilançoları şiştikçe şişti ve oluşan bu “başı boş” fonlar genelde teknoloji hisselerine yığıldı. Fakat özellikle son birkaç aydır gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere geçtiğimiz 40-50 yılın enflasyon rekorları kırılmaya başlandı. Bu da negatif reel getirilere ve dolayısıyla da faiz artışlarına neden oldu. Artan faizler de sermaye maliyetlerini arttırdı ve yatırımlar da yavaşlamaya başladı. Yani balon patlamak üzere!

50 yıllık geçmişi olan ve portföyündeki girişimcileri, piyasa değişimleri hakkında uyarmak için hazırladığı kapsamlı notlarıyla tanınan Sequoia Capital, 2008’de yayınladığı “R.I.P Good Times” (Huzur İçinde Uyu İyi Zamanlar)” ve Mart 2020’deki “Black Swan” (Siyah Kuğu) notlarıyla girişimcilerini konjonktür hakkında bilgilendirerek hem kendilerini hem de girişimcilerini korumaya çalışmışlardı.
Önceki darboğazları ve yavaşlamaları başarıyla öngören ve proaktif davranan Sequoia Capital, yavaşlama kehanetlerine bu yılı çok sert bir uyarıyla ekledi. Hazırladığı 52 slaytlık sunumda Sequoia özetle, en başarılı görülen girişimlerin bile fon konusunda umduklarını bulamayabileceklerini vurguluyor ve V tipi değil de U tipi bir toparlanma olacağını öngörüyor. Yani VC’ler pandemi sürecinde olduğu gibi ani bir toparlanma değil, daha uzun sürecek bir süreç bekliyorlar.
Sunumda önemle altını çizmek istediğim bir notta şöyle diyor; “piyasadaki gerilemenin tüketici davranışlarını, işgücü piyasalarını, tedarik zincirlerini ve daha fazlasını etkilemesini bekliyoruz. Daha uzun süren bir iyileşme olacak ve ne kadar süreceğini tahmin etmek çok zor”
Hem sermaye maliyetleri hem de risk boyutu arttıkça, yatırım ilgisi, kârlılığa ulaşmış ve nisbeten daha az riskli olan şirketlere kayıyor haliyle.
Tıpkı Sequoia gibi Y Combinator da girişimcileri “en kötüsüne hazır olmaları” ve 10 maddede girişimcileri genel ekonomik durum karşısında nasıl davranmaları gerektiği konusunda uyardı.
YC, “Ekonomik Gerileme” başlıklı notta, “Eğer planınız önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde fon toplamaksa, gerilemenin zirvesinde fon toplamaya çalışıyor olabilirsiniz” diye çok keskin bir uyarı yaptı ve “Şirketiniz iyi durumda olsa bile fon toplama başarı şansınızın son derece düşük olduğunu unutmayın. Fon toplamak ile ilgili planlarınızı gözden geçirmenizi ve hatta değiştirmenizi öneririz.” diyerek konunun hayati derecede önemli olduğunun altını çizdi.
Y Combinator’ın 10 maddelik uyarı listesi şöyle;
Ünlü VC Bill Gurley de benzer şekilde Twitter’dan girişimcileri uyardı ve bu dönemin sadece bir “an” olmadığını belirterek, “Sermaye maliyeti önemli ölçüde değişti ve her şeyin eskisi gibi olduğunu düşünüyorsanız, o zaman Thelma ve Louise gibi bir uçurumdan aşağı düşüyorsunuz” diye yazdı.
2000’lerin başında yaşanan dot-com balonu sermaye piyasaları için aslında bir ders niteliğindeydi. Fakat 2008 sonrası parasal genişleme trendi sermayeyi tekrar teknoloji şirketlerine yönlendirdi. Bu kadar bol paranın olduğu ortamda startuplar da cilalatıldı, parlatıldı.
Hiçbir zaman elde edemeyecekleri nakit akımlarının yüzlerce katından değerlenerek bomboş ve işe yaramaz oyuncak şirketler ortaya çıktı. Girişimciler arasında finansal metrikleri konuşmak, “sığ düşünce” olarak eleştirildi.
8-10 aylık şirketlerin pazar değil ürün odaklı inovasyonları, “birkaç influencer ile hallederiz” mantığıyla köpürtülerek kitlelere dayatıldı. Bu dayatmayla başlarda suni değerler oluşturuldu ve “milyar” kelimesi herkes için çok standart bir hale geldi.
Fakat kendilerine dayatılan ürünler karşısında bocalayan ve bir süre sonra da bunalan kullanıcılar, hemen bir sonraki “balon ürüne” yöneldiler. Bu da hem pazarda aptalca bir ürün bolluğuna hem de başlarda şişirilmiş şirketlerin teker teker dökülmelerine neden oldu.
Operasyonel karlılığı olmayan, kuruluşundan beri 1$ pozitif serbest nakit akımı üretemeyen “plaza cicisi” şirketler adeta birer “nakit yakma makinasına” dönüştüler. Sentetikliğin son derece farkında olan yatırımcılar ise şirket değerlerini daha da “pump” ederek gerçekte değer üretme kapasitesi çok daha yüksek işletmelere şans tanımadılar. Bugün artık şartlar değişti. WACC (ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti) çok yüksek. Üstelik balon söylentileri çok hızlı yayılmaya başladı. Spekülatif (ya da değil) büyümeye odaklanarak maksimum çarpanla exit yapma sevdası yerini karlı ama daha mütevazı ROI’lere bıraktı. VC’ler de artık PE gibi davranmak durumunda.
Bu görüşlere paralel olarak, benim de girişimci dostlarıma naçizane tavsiyelerim ise şöyle:
Herkese kolaylıklar diliyorum.
Sevgiler
Engin Alemdar
0 Yorum